20 Ekim 2010 Çarşamba

Eskişehir

Yağmur suyunu yavaş yavaş ayak tabanım da hissediyorum. Evinde kaldığım arkadaşların penceresinden baktığımda yağmurun bu kadar etkili olacağını düşünmemiştim tabi. Ama klişeleştiği gibi akılsız başın derdini ayaklar çekiyor. Bu kısmı düşünmeyince gerçekten de Eskişehir'i yağmur yağarken daha çok seviyorum. Otobüs biletim cebimde ve birkaç saatim kaldı bu şehirde. Son altı yılımın geçtiği bu şehri bir daha görüp göremiyeceğim muamma. Yağmur ayaklarımı rahatsız etse de ellerim korkuluklarda porsuğu izliyorum. Son baharın rengini değiştirdiği, kırmızı ve sarının tonlarına sahip olan yapraklar yağmur damlaları ile porsuk yüzeyindeki uykularında titreşiyorlar. Tabi ki üstüne birde büyük şehirlerin yağmur kokusu eklenince durup izlemeden geçemedim. Ve kendi kendime düşündüm acaba yine yolum buralara düşer mi diye?

25 Şubat 2010 Perşembe

Tütün Temini


Bu günlerde pipo tütünü bulmak iyice zorlaşmaya başladı. Piyasada her yerde bulunabilen Captain Black marka tütünler bile artık bulunmuyor.  Tabiki borkum riff gibi daha guzel tutunler hiç bulunmuyor.
Tabi bu durum eskişehir için bu kadar kötü. lakin aldığım duyumlara göre İstanbul- Ankara gibi büyükşehirlerde de durumun benzer olduğu yönünde. Eskiden tenezzül etmediğim sahte tütünü bile arar olduk. Ne olacak halimiz zaman gösterecek.

27 Eylül 2008 Cumartesi

Go

Pearl Harbor Amerika için tarihi bir kayıp japon generaller içinse çok temel bir Go hamlesi "yalnız taşa saldır". Aslında Go dört bin yıllık tarihi ile bir çok noktada insan medeniyetine dokunuş yapıyor. Tıpkı medeniyetler gibi yıllandıkça güçlendi. İnsan ruhuna o kadar entegre oldu ki Go öğrenmek aslında kendini anlamak haline geldi.
Saniyede trilyonlarca işlem yapan bilgisayarlar bir tek hamleyi bile orta düzeyde bir go oyuncusundan daha iyi hesaplıyamıyorsa burda artık beynin değil ruhunda bu işe müdahele ettiğini anlıyacaksınız. Sonucunda bizlerde onun gibi doğuya aitiz, tabi hala bunu itiraf edebiliyorsanız.
Ülkemizde şu an hiç birşey planlı bir şekilde yürümüyor. Ne siyaset ne eğitim nede diğerleri herhangi bir tutarlı stratejiye sahip değil. İçinde bulunduğumuz küresel siyaset denkleminin diferansiyel ilişkiler yumağında strateji üretmek hiç kolay olmayacaktır. Olmuyorda belkide temel eğitimde artık insanlarımızın stratejik düşünme yeteneklerini arttırmalıyız.
Go işte bu noktada bizim ilacımız olacaktır.